Bulgu analizi

Elde edilen damar duvarı fonsiyon parametreleri kişide kardiovasküler riski göstermedesi açısından kilit rol oynamaktadır. Analiz sırasında tüm hemodinamik parametreleri hesaba katmak gerekmektedir. Ölçümün uygunluğu konusunda SD (standart deviasyon) bilgi vermektedir.

Ölçümü yapan kişiden bağımsız olarak ölçülen arteryel stifnes  paremetrelerinin  değerleri harf ve rakam ile otomatik olarak belirtilmektedir. İlkesel olarak yapılabilecek bazı hatalara dikkat etmelidir çünkü bu durumda ölçülen parametreler etkilenebilmektedir ( ör: yüksek kardiak output durumunda aortaya gelen hacim nedeniyle damar duvarı gerginliğinin artması sonucu PWV değeri yükselebilmektedir – böyle bir zamanda bu durumun normale dönmesi için gayret gösterip ölçüm kesin olarak sakin bir ortamda tekrarlanmalıdır ).

Kişinin mevcut olan hastalıkları (yüksek kan basıncı, diabet, hiperkolesterolemi, vb), ölçüm sırasında ve öncesinde kullandığı ilaçlar dikkate alınmalıdır çünkü daha sonraki ölçümler için bunların akılda tutulup not edilmesi gerekmektedir.

Elde edilen parametreler ışığında kişinin ilerideki tanısı ve terapi adımları açısından nasıl bir sonuç çıkarabiliriz ? Augmentasyon indexi periferik dolaşım, endotel fonksiyonu hakkında bilgi verirken PWV aorta duvarı esnekliğini belirtir. SBPao ise bunların dışındaki prognostik değerler hakkında bilgiye sahiptir. Hastaya bulunan ve gözlenen değerlerin açıklanması önemlidir.

Artmış değerler elde edildiğinde anamnez sırasında bunların muhtemel nedenleri araştırılmalıdır. Preklinik doku hasarı göstermeye elverişli laboratuar incelemesi ( ör: mikroalbuminüri ), EKG, ekokardiografi, karotis ultrasound gibi görüntülü incelemeler elimizde bulunmuyorsa uygun olacak olan yükselmiş değerlerin nedenini tespit için bunların yardımına başvurmak ve bu arada uzman bir hekimin görüşünü istemek uygun olacaktır.Yüksek PWV değeri asemptomatik atheroskleroz belirleyicisi olabilir.

Değişikliğin nedeninin somut olarak bilinmesi tedavinin optimal yapılması yönünde önümüze fırsat sunar. Atheroskleroz durumunda gösterilmiştir ki erken başlanan yaşam biçimi değişiklikleri yanında ihtiyaç duyulması halinde zamanında başlanan ilaç tedavisi geç kalınmasından daha etkilidir. Damarlardaki değişikliklerin önemli tıkanmalara, kan dağılımı aksamalarına sebep olduğu  geç dönemde başlanan tedaviyle gelişen sürecin kontrolünde daha az başarılı olunmaktadır. Atherosklerozun değişik dönemlerinin tedavisi için birçok etkin farmakolojik ve non-farmakolojik metodlara sahibiz. Tek başına yaşam biçimi değişikliklerinin (sigarayı bırakma, hareket, akdeniz diyeti) yeterli etkisi olduğunu doğrulmanın mümkün olmadığının da altını çizmeliyiz.

İlaç tedavisinin seçimi ve mevcut olan tedavinin etkinliğinin kontrolü büyük bir ihtimam istemektedir. Biliyoruz ki tek başına kan basıncı düşürülmesi sadece kısmen yeterli olmaktadır. Farklı antihipertansiflerin değişik şekilde arteyel stifnes parametrelerini etkilediği gerçeği vardır ve giderek artan şekilde statinlerin vazoprotektif etkisi açıklık kazanmaktadır. Ancak şu anki bilgimiz ne yazık ki ilaç tiplerinin etkilerinin ayrıntılı analizi için yeterli değildir. En yeni EBM’a dayanan literatür bilgilerinde bu alanla ilgili araştırma sonuçları giderek artmaktadır.Uzmanlık bildiri ve genelgeleri ise elde edilen bilgiler ve tedavi sonuçları ışığında rehberlik görevi yapmaktadır.

Bulguların analizini sadece ve sadece hekim yapmalıdır.

Uygun durumlarda hastayı sadece birkez değil devamlı izleme ihtiyacı vardır. Taraması yapılan kişinin devamlı izlenmesi gerektiğinden ölçülen parametrelerin ışığında Arteriograf ile yapılan tarama testinin tekrarı önerilmektedir.